15 Haziran 2020 Pazartesi

HAZİRAN ORTASINDAN MERHABA


Ayın ortasında merhaba haziran diyen, yazıya da ortasından başlar. Düzenli yazmaya ara verdikten sonra aklımdakilerin hangi ucundan tutsam, nasıl kategorize etsem bilemiyorum. Amaaan, bu da oradan buradan yazısı olsun.



Haziran aslında oldukça heyecanlı başladı benim için. Çoğu yazımda bahsetmiştim, eşim pandeminin uçaklara etkisinden dolayı ülkeye dönemedi. Ha uçtu, ha uçacak diye diye bir kaç ay gecikmeli olarak 4 haziran'da kurtarma uçuşuna bindi, daha önce iki kez düzenlenmişti aslında, ama evcil hayvanların uçuşa alınması yasaklandığından uçağa kabul edilmemişti. Neyse ki kanun değişti,  kedimiz de kabinde uçabildi çok şükür. Şu an İstanbul'da ailesinin yanında ev karantinasında, ikisi 14 gün karantinasını tamamlayıp eve doğru yol almayı bekliyorlar..

Geçen günlerden birinde annem ve babamı da İzmir'e evlerine doğru yolcu ettim, o kadar şanslıydım ki böyle bir süreci onlarla geçirebildiğim için, birbirimize destek olduk çok şükür. Vakalarda artış oldukça, aklım hep onlarda ama hak veriyorum.  Düzenlerini, evlerini özlediler tabii, elbet gideceklerdi...

Hazır vakalardan bahsettim, şunları söylemeden geçemeyeceğim, aşırı normalleşen insanları anlayamıyorum, aylardır ailesine kavuşamayan sağlık çalışanlarına, ölen insanlara, hastalanan herkese saygısızlık gibi geliyor. Evet zor, kendini çoğu şeyden mahrum etmek. Avm'niz mi sıkıştı, Starbucks'ta kahve içsen ne olur, içmesen ne olur ya da kilometrelerce piknik kuyruğu mu hafta sonu keyfiniz diye bağırasım geliyor.

Ben yeni normalde bile elimden geldiğince kendi karantinamı yaşıyorum,  ve bu hastalık korkusundan değil. Sonucunda tekrar çoğu insanın işsiz kalacağını öngörebiliyorum ve bu olmaması için bir vatandaş olarak elimden geleni yapıyorum, hepsi bu...

İnsanlar az daha düşünceli olsa, dünya bambaşka bir yer olurdu...

Negatif şeyler yazmak, sinirden bir hışımla yazı yazmak huyum değildir ama bunun çok önemli olduğunu düşünüyorum..
Neyse değiştiriyorum konuyu..
Sahi başka ne oldu bu ayın başlarında...

İçinde benimde tasarımımın bulunduğu Pompom dergisinin yaz sayısı yayınlandı..
Şöyle yaza uygun, en sevdiğim renklerden oluşan bir çanta tasarlamıştım.. Adını da GÜNEŞ koymuştum.. Çok güzel bir his, yabancı bir dergide türkçe başlıklı bir tasarım.

Şimdiye kadar iş birliği yaptığım dergiler fotoğrafları benden istemişlerdi, dikkat ettikleri tek şey seçtikleri konsepte göre renkler seçmemdi. Ama bu güzel dergi, benden sadece ördüğüm çantayı göndermemi istedi ve çekimi kendileri organize etti... Bana kalırsa böylesi de çok güzel gözüküyor.

Sanırım dergim yolda, kavuşmak için sabırsızlanıyorum. Keşke Türkiye'de bu dergilere ulaşmak kolay olsa ama ne yazık ki öyle bi kültürümüz yok. Kananda'da eve çok yakın bir yün butiği vardı. Çok güzel, müstakil, içi yün dolu bir ev düşünün, bir odası cuma akşamları örgü buluşması için ayrılmış. Hem sohbet, hem örgü, hem de dilediğin kadar dergileri karıştır. Çok güzel insanlar tanıdım orada, öyle de güzel örüyorlardı, dergileri almasam da doya doya baktım ve o gün hayal kurmuştum ben de bir gün bu dergide yer almak istiyorum diye.... İşte o gün bugünmüş.






Pompom dergisi bana kalırsa, yünü, örgüyü sanata çeviren bir dergi, böyle olmasını sağlayan da editörleri, güzel bir bakış açıları var, içindeki metinlerin güzel bir edebi bir dili var... Diyeceğim o ki, bu proje benim için çok kıymetliydi..

İnşallah birgün, o hayal ettiğim kendi dergim için de heyecan dolu yazılar hazırlarım, örerim ve siz de bu güzelliklere şahit olursunuz.

Bana gönderilen fotoğraflardan bazılarını sizinle paylaşmak istiyorum. Emeği geçenleri de ekliyorum, telif hakları için bunlar önemli bilgiler :)

Geçen gün, bir proje daha bitirdim. Ufak bir detayı tamamlanmayı bekliyor, sonra Amerika yolusu olacak. Yine fotoğraflar ve styling dergiye ait. Sonucunu görmek için epey beklemek gerekecek, 2021 bahar sayısı, o kadar uzun zaman ki nasıl ördüğümü bile unuturum ben :)

Öyle işte, haziran ortasına kadar iyiydik çok şükür, devamı da öyle geçsin dilerim. Klavyenin tozunu aldığıma göre, yazıların devamı da gelir inşallah.

Siz de iyisinizdir umarım..
Sevgiyle kalın, yakında tekrar görüşürüz.






Credits:
design: Ezgi Tandogan Onat @ezgissimo
photographer: Shingi Rice @bluespit
paintings: Juju Vail @jujuvail
hair & makeup: Victoria Clarke @monkeyslovepeanuts
model: model: Momina Hanan @momina_hanan Ameera Mian @ameeramian of Crumb Agency @crumbagency
publication: @pompommag #ppq33
yarn: Scheepjes cahlista 













26 yorum

  1. Selam çantanız çok güzel. Ne güzel hayaliniz gerçek olmuş. Sizi tebrik ederim. Sevgiler.

    YanıtlayınSil
  2. Eşinizin dönebilmesine sevindim. Çanta ve fotoğraflar ise hoş. ne güzel bir değerlendirme olmuş.

    YanıtlayınSil
  3. özleniyorsun şekerim. bu işlerin sanatsal yönü hala keşefedilemedi bizde. ama sen gibi gemç ve başarılı insanlardan umutluyum. bekliyorum senden böyle güzel bir atak. eşinle mutluluklar dilerim. sevgiler

    YanıtlayınSil
  4. oooo seni görmek güzeeeel :) beril de ne şekermiş yaa :) marcella izlemedim izlicem tişkir, bütün dizileri izliyom nerdeyseee :)

    YanıtlayınSil
  5. Ezgicim hem allah kavuştursun diyeyim o zaman hemde gözün aydın olsun. Sorma bende çok öfkeliyim bu kadar düşüncesizlik ve sorumsuzluk olamaz, hep diyorum malesef sorumsuzluğun bedelini keşke sadece o sorumsuzluğu yapanlar çekse diye.
    Ezgicim o muhteşem çantana bayılmıştım zaten dergi de çantaya yakışır fotoğraflar çekmiş, o hayal ettiğin dergin bir gün olur bence ve sen muhteşem sayılar çıkarırsın bunu düşünmek hiç de zor gelmiyor, sana güvenim tam, öpüyorum seni ;)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Biraz geç cevap oldu Derya'cım benim kusura bakma <3

      Çok çok teşekkür ederim Deryacım, kocaman öpücükler

      Sil
  6. Evet ya bir süreden sonra etiketleri ayarlamak zor oluyor haklısin 😁

    YanıtlayınSil
  7. Allah kavuştursun. Çok bir şey kalmamış, gözünüz aydın demek de sanırım doğru olur. :)
    Bir hayalin gerçekleşmesi de harika.
    Çantanın renkleri insanın içini açıyor resmen. Tam güneş yani.

    YanıtlayınSil
  8. Hoşgeldin Ezgi :) eşin de hoşgeldi, kediniz de hoşgeldi, kedinizle nasıl tanışabiliriz? Arkadaşımın kedisi benim de kedimin arkadaşıdır ben böyle bilirim :)
    şu Pompom dergisini bir incelemeye alalım bakalımmmm ;)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Beril :) hemen tanıştırayım adı kedoş :)

      Sil
  9. Great post. Your blog has very cool content <3
    I am following you and invite you to me
    https://milentry-blog.blogspot.com

    YanıtlayınSil
  10. Oh ne hoş bir blog bu böyle! :)
    Dergi şahane. Basılı olan her şeye aşığım. :)
    İnsanlar koronayı hala ciddiye almıyor. Bu gidişle ne olacak böyle bilmiyorum... Bu yaz tatil çok zor görünüyor... :(

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :)

      Ben de çok severim basılı dergileri :)

      Sil
  11. Ne güzel haberlerle buluştuk böyle. Şimdiden gözün aydın canım.
    Güneş ise gerçekten güneş gibi. Pırıl pırıl ve sımsıcak bir iş olmuş.
    Ellerine sağlık.
    Sevgiler

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Tülin'cim çok çok teşekkür ederim.
      Kocaman sevgilerimle

      Sil
  12. Ezgi`cim eşinin ve kedinin de dönebilmesine sevindim. Yine nefis işlere imzanı atmışsın. Çok güzel bir his olsa gerek, fotoğrafları da harika çekmişler. Seneye baharı da bekleriz artık:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim :)
      Seneye heyecanlı olacak gibi bakalım inşallah :)

      Sil
  13. Ne güzel haberler ne büyük gurur bir gün bu dergide olacağım deyip olabilmek :) kendi dergini de bekliyoruz :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim :) İnşallah diyorum güzel dileğiniz için

      Sil
  14. son yazıma bi baksan ya şekerlik, sayende izlediiiim :)

    YanıtlayınSil

© Ezgi. Made with love by The Dutch Lady Designs.