13 Ağustos 2019 Salı

AĞUSTOS, YOLLAR VE BİRAZ HAVADAN SUDAN


Bu okuyacağınız, geç kalmış, yeni aya merhaba yazısı ve ayrı ayrı yazılmaya üşenilen konuların toplu çekilmiş fotoğrafıdır.

Aslında üşengeçlikten değil de, zamanı yetiremediğimden böyle oldu. Ağustos sıcakları burada da kendini gösteriyor ama ara ara kapanan, minik yağmur damlalarının eşlik ettiği zamanlarda da hayır yaz bitmesin diye haykırmak istiyorum. Uzun bir kışa henüz hazır hissedemiyorum kendimi.



Hoş buraların sonbaharı da ayrı güzelmiş, renkler tam benlikmiş ama yine de hüzünlenmek için çok erken. Daha güneşin, açık havanın bol bol tadını çıkarmak lazım.

Biz de zamanımız ve durumumuz elverdiği sürece, çevremizi gezmeye çalışıyoruz. Araba olmadığı için, arada kiralayarak çözüyoruz bu gezme işini. Almanya'da küçücük şehirlere bile tren vardı ya da İzmir'de deniz kıyılarına gitmek için bir sürü otobüs seçeneği var. Burada ise araba şart.

Neyse lafı fazla uzatmadan, araba kiralamak büyük alışveriş gibi ihtiyaçları da karşıladığından çok daha avantajlı oluyor.

Bu seferki amacımız, suya doğru yol almaktı. Yaz geldi tabii, suya girme ihtiyacı duyuyoruz. Hele ki benim gibi deniz aşığı bir insanın fazla uzak kalmaması lazım da hayat işte... Araştırmalarımız sonucu gidebileceğimiz en güzel gölün, 2 saatlik uzaklıkta olduğunu öğrendik ve akşamdan hazırlanan piknik sepetimizle erken saatlerde yola koyulduk.







Yol çok keyifliydi, otobandan değil de tarlaların arasından gittiğimiz için 2 saat nasıl geçti anlamadım. Ay dur şu inecikleri çekeyim, ay atlar harika, mısırlara bak ne kadar uzunlar diye diye göle ulaştık. Pek göl sevdalısı değilimdir, masmavi deniz olacak, dibine baktığımda ayaklarımı göreceğim gibi takıntılarım vardır. Ne ile karşılaşırım bilmiyorum diye, hazırlıklı gittik en kötü güneşlenirim ne olacak dedim. Ama bir gördüm ki, uçsuz bucaksız, deniz gibi. Masmavi, dibi gözüküyor ve kumlu bir plaj. Altını çizerek belirtiyorum, tertemiz bir halk plajı, ücretsiz, şezlongsuz.

Şaşkınlık içinde hemen suya attık kendimizi, ilk girişte soğuk ama zamanla alışılan bir su. Deniz gibi diye diye yüzdüm, tek farkı tuzsuz çiğdem gibi tuzsuz :)

1 günlük de olsa tam bir tatil olması için, ne telefon ne de fotoğraf makinesi aldık sahile, iyi de oldu.

Ama gölü yoldan çektim, ne kadar da denize benziyor size göstermek istedim.

Öyle işte, ağustosu yollarda ve gölde karşıladık. Birkaç kare ile yazıyı da şenlendirdik mi tamamdır.

Unutmadan, bayramınız kutlu olsun, iki kişi olunca ve bayram tatili diye bir şey olmayınca bayram hissini yakalamak biraz zor oluyor bizim evde. Ama instagramda gördüğüm türk kahvesi eşlikçisi baklavalardan da istemedim değil. Lokum da olur şöyle çifte kavrulmuş Antep fıstıklısından. Ya da mevlitlerde dağıtılan güllü lokum da kabulüm, daha büyük kare şeklindedir, üstü bol pudra şekerlidir hani... Olsa da yesek şimdi..

Lokum gibi tatlı günler dilerim.
Sevgiyle kalın





22 yorum

  1. İyi bayramlar Ezgi`cim, bizde de pek bayram hissi yok. Uzaklarda anca böyle:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sana da Semi'cim, olsun buna da şükür diyelim :)

      Sil
  2. Evet, dediğin gibi Ezgicim aynı denize benziyor.
    Bu sene evimizin olduğu koyda bir sıra dizilen şemsiyeler, bu yaz üç paralel sıra oluşturuyor. Evet, benim olduğu kadar her yurttaşın oradan denize girmeye hakkı var elbet ama onlar gidince sahili bizler temizliyoruz :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahh Tülin'cim söylediğin şeyi çok iyi anlıyorum, yıllarımız yazlıkta günübirlikçilerin çöplerini toplamakla geçti.. İnsanların neden bu kadar düşüncesiz olduğunu anlayamıyorum.
      Ama sanırım eğitim eksikliği, okul eğitimi değil de daha çok ahlaki eğitim diyelim.
      İnşallah bir gün tertemiz olmayı başarabiliriz.
      Sevgilerimle

      Sil
  3. Lokum gibi tatlı bir yazı olmuş :) Fotoğraflara bayıldım yine. İyi bayramlar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çoook teşekkür ederim lokum gibi yorumun için <3

      Sil
  4. Her yerin kendine ait bir havası var. Fotoğraflarına bakınca Avrupa'dan ve Türkiye'den çok farklı bir ruh hissediyorum devamlı. Güzel kareler. Emeğine sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yasemin'ciğim, kesinlikle her yerin kendine has renkleri, atmosferi, havası oluyor.
      Burası Avrupaya hiiiç benzemiyor, Toronto'yu ama bazen İstanbul'a benzetiyorum :)
      Çok teşekkür ederim .
      Sevgilerimle

      Sil
  5. En sondaki fotoğraf!! Harika ya... Güzel gezmeler dilerim. Canım çekti ben oturup pinekliyorum. Bu arada iyi bayramlar! *.*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, o zaman hemen kendinizi dışarı atın, uzaklara gitmeye gerek yok, yan mahallede bile keşfedilecek çok şey olabilir :)
      Kocaman sevgilerimle

      Sil
  6. Bayramınız kutlu olsun.Fotoğrafların hepsi çok güzel,en sondaki resimdeki fener gerçek deniz hissi vermiş:))),Kanada'da hangi göl bu merak ettim,iyi gezmeler iyi çalışmalar,Sağlıkla kalın Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizin de kutlu olsun :)
      Burası Huron Gölü, Ontario bölgesinde.
      Sevgilerimle

      Sil
  7. Bu kadar güzel fotoğraflar görmedim nerdeyse ya, çok güzel yazıydı :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, hoş geldiniz. :)

      Sil
  8. Göl, atlar, masmavi hava ve seyahat pastoral Ağustos anıları biriktirip paylaşmana vesile olmuş. Çeşmede siteden bayram süresince çıkmamış biri olarak Kanada'da yepyeni yerleri keşfetmek ruhuna harika gelmiş olmalı. Buralarda kahve aynı kahve, tatlılar belki biraz daha şekersiz (:

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok pastoral, hakiki kokulu falan :) Ruha iyi geliyor ama insan yine de özlem duyuyor Türkiye'deki denize :))
      Sevgiler

      Sil
  9. Golf oynanan fotoğrafa bayıldım. Paylaşımınız için teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim güzel yorumunuz için.
      Sevgiler

      Sil

© Ezgi. Made with love by The Dutch Lady Designs.