1 Ağustos 2018 Çarşamba

AĞUSTOS'U YENİ HABERLER İLE KARŞILAMA / WELCOME AUGUST


Kanlı ay tutulmalı koca bir ayı da devirdik.

Yemişini, bardacığını, üzümünü sevdiğim ağustos geldi gelmesine de burada bu saydığım meyvelerden yok, artık ucuza frambuaz ve yaban mersini yemenin tadını çıkartırım ben de.. Mis gibi Ontario karpuzu bulduk daha ne. Yazın karpuzsuz olur mu, olmaz tabii..

Başlıktan da gördüğünüz üzere, yeni aya yeni fikirler ile merhaba diyorum. Blogda yeni köşeler oluşturma heyecanı var içimde. Sevgi ve emekle, Üreten Kadınlar serime başlamıştım, devam da etmek istiyorum ama herkese biraz tatil rehaveti çökmüş sanırım. Bu seri sonbaharda devam edecek diye umut ediyorum, insanlar biraz daha ulaşılabilir olurlar diye düşünüyorum. 

200 days of granny square meydan okuması da 9 gün sonra bitecek, yerini dolduracak birşeyler olsun istedim.

Bu sefer el işinden ziyade bloga yönelik bir kaç fikir var aklımda. 
2 yeni köşe hazırlayacağım bu aydan itibaren ve onların ön izlemesini paylaşayım istedim sizinle... 

Bu iki farklı köşe fikri nereden mi geldi aklıma ? Eskiden beri çok sıkı dergi takipçisiyimdir. Çocuklukta Dinozorus'tan tutun da bugün Mollie Makes'e kadar çılgın bir dergi hayranlığı yelpazem vardır. Hatta müzisyen olmasam, dergi editörü olmanın eğlenceli ve zevkli bir iş olacağını düşünmüşümdür hep, özenmişimdir, hala daha da özeniyorum. 

Benim için her ay bir zevkti aldığım harçlıkla Güzelyalı parkının köşesindeki gazete bayiinden sevdiğim dergileri almak.. Şimdi düşünüyorum da bu kadar dergiyi takip ederken epey harçlık yatırmışım bu işe :)
Dergi aşkı diyorum ya, önce şöyle bütün fotoğraflarına bakıp, sonra köşe bucak her yerini okuduğum, benim için yeri özel olan dergilerden bahsetmek isterim biraz.


Trendsetter dergisi vardı mesela, tasarım ve fotoğraf ile ilgili ne çok yetenekli insanlar keşfettim o dergi sayesinde. 

Bant Dergi vazgeçilmezimdi, internet üzerinden hala yayınlıyorlar ama eline alıp okumak ayrı bir güzeldi. En güzel illüstrasyonlar, en güzel yazılar o dergideydi. Derginin basılmış tüm sayılarını saklıyorum.. 

Altyazı dergisi'nin her sayısını alırdım ve hala almaya devam ediyorum.

Dvd + diye bir dergi vardı, her ay bir dvd hediye ederdi, tabii ki alırdım. Hatta bir sayısında, dergiye yazdığım mektubum yayınlanmıştı da Luc Besson dvd seti hediye etmişlerdi.. Gözüm gibi bakarım.

National Geographic alırdım her ay olmasa da, ama yeni yılda kesin alırdım. Çünkü şahane masa takvimi verirlerdi.  Belki hala veriyorlardır, dikkat etmedim. 

Her kapağına hayran olduğum Roll dergisi vardı, bayılırdım alıp okuyayım.. Hele kapağında sevdiğim müzisyenler varsa, değmeyin keyfime. 

Fotoğraflarına bakmak için sahaflardan eski Vogue gibi moda ve ev dekor dergilerini toplardım. Annem en son onları sahafa geri verdi, çok yer kapladığı için :) Ne zaman bir yerde beklerken bu tarz dergiler görsem hala zevkle bakarım ama satın almam, çok reklam var içlerinde, pek para veresim yok açıkçası. 

Son zamanlarda el işinin hayatıma girmesi ile yabancı dergilere hayranlığım arttı.. Dergi içerikleri ve fotoğrafları hem güzel hem de ilham veren cinsten. Çok pahalılar, ama buradaki kitapçılarda o dergiler poşet içinde olmadığından bakmak, ilham almak serbest diye düşünüyorum ve hemen kuytu bir köşe bulup nazikçe sayfalarını karıştırıyorum. 

Kanada'ya geldiğimden beri tek bir dergi aldım o da Mollie Makes.. Ona hayranlığım bir başka çünkü... 

Neyse aslında şunu söyleyecektim, dergiler güzeldir, benim üretmek için iştahımı açar.. Bir dergim olsa, içinde hazırlamayı planladığım bu iki köşe olsun isterdim mesela.. Neden Ezgi - The Girl With Curls benim blog dergim olmasın dedim ve kolları sıvadım, bakalım sizin de ilginizi çekecek mi ? 

Şimdilik benden bu kadar, bol dergili bir yazı oldu. Merak ettim, sizin de dergi hayranlığınız var mı ?

Herkese güzel, verimli bir ay dilerim.
Ön izlemesini sunduğum yazılar çok yakında..
Şöyle bir de tatlı bir şarkı bırakayım buraya;

Havana - Ukulele Cover by The Naked Waiters 

Sevgiyle kalın








18 yorum

  1. İnternetin olmadığı zamanlarda kitap ,gazete, dergiler hayatımızın tam ortasındaydı.Bende çocukken mutlaka her hafta çıkan çocuk dergileri, ileriki yaşlarda moda, aktuel olaylar,siyasi ya da güncel olaylarla ilgili dergiler vb.bir çok dergi alır,okur takip ederdim.Gırgır mesela bir mizah dergisi olarak cumaların olmazsa olmazıydı.Şimdi hem fiyatları hem içerikleri açısından elim dergilere gitmiyor.Hatta gazeteler bile aşırı reklam içerdiğinden okunası olmaktan çıktı.Elimizdeki ekranlarda herşeyi yeterince görüyoruz zaten ,diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, fiyatlar bir anda arttı sanki ama arada sevdiği bir dergiyi eline almanın güzelliği bir başka oluyor.

      Sevgilerimle

      Sil
  2. Dergi hayranlığı olmaz mı ? Ziyadesiyle vardır bende. Bizim kuşağın tek eğlencesi dergilerdi Ezgiciğim . Sor bak anneciğine ... Çocukken Doğan Kardeş girmeyen ev hatırlamam misal, annemin Hayat ve Ses Dergileri , çok güzel dikiş diktiğinden Burda Dergisi . Sonraları benim aldığım Türk Dili ve Varlık ( yeni basımları) dergileri ,ilk evimiz yapılırken aldığım , kardeşime yurt dışından getirttiğim dekorasyon dergileri ( Country Homes,25 Beautiful Homes, İdeal Homes...) el işine merak salınca aldığım örgü , kanaviçe dergileri. Ben tam bir dergikoliğim . Şimdilerde internetten satın aldığım bir proğramdan okuyorum ama yine de ara sıra elim durmuyor , satın alıyorum .
    Senin dergini de merakla bekliyorum canım ❤️

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah ne güzel tam bir dergikoliksiniz :) Tam benlik, bütün gün oturayım sayfalarını karıştırayım hepsini
      Benimki mini minnacık bir deneme derleme diyelim :)

      Kocaman sevgilerimle <3

      Sil
  3. Ezgicim bende düşünür oldum meydan okumamız bitiyor, harika bir projeydi ördük bitirdik sonuna geldik belki bir müddet de ekleyelim falan diyeceğiz ama sonrası için birşeyler lazım, kendimi şimdiden boşlukta hissettim, ne güzel düşünmüşsün senin gibi çok yönlü, çok yetenekli cıvıl cıvıl bir arkadaşımın dergisini sabırsızlık ve merakla bekliyorum, çok keyifli ve dolu dolu olacağını düşünüyorum :) sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Derya'cım, el işi konusunda da birşeyler geldi aklıma ama sanırım sonbaharda birşeyler bulmam lazım. Hem biraz dinleneyim hem de ağustosta konser falan var bakalım :)
      Bence bu konu üzerine buluştuğumuzda düşünelim ve parlak fikirler bulalım birlikte derim :)

      Sevgilerimle

      Sil
  4. Üreten kadınlar serisine bende dahil olmak isterim. :) Ben kendi blogumda paylaşıyorum yaptıklarımı, linki bırakıyorum. Belki ilginizi çeker.

    https://applesodaa.blogspot.com/2018/06/applesodaa-art-craft-5.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim ilgi gösterdiğiniz için inceleyeceğim blogunuzu
      Sevgiler

      Sil
  5. Üretken olmak böyle birşey işte :)
    Harikasın Ezgicim, eminim yine severek okuyacağız ♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım Şebnem'cim çok teşekkür ederim. Böyle güzel yorumun için de ayrı bir teşekkür ederim :)
      Sevgilerimle <3

      Sil
  6. Ben de muzik dergilerini topluyordum. Roll benim yasadigim yere gelmiyordu. Blue jean rolling stone yuxexes billboard bazen ayni ay hepsini alirdim. Simdi bi dolap dolusu duruyor atmaya da kiyamiyorum:( dusununce suan para kazanmis halimle bile sifir dergi aliyorum o zaman nasil aliyordum acaba😂

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Atma atma, gelecekte çok değerlenirler :) Hahah ben de para kazandıkça az almaya başladım. Ama bence fiyatlar da coştu ya :)

      Sil
  7. Ben senden harika bir köşe bekliyorum. Bakalım nasıl güzel fikirlerle ilham vereceksin bize??

    Gençliğimde deli bir Blue Jean takipçisiydim. Büyüdükçe sinema dergilerine evrildi.
    Çayın, kahvenle dergi sayfalarını çevirmenin tadı sevilmez mi??

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay hadi bakalım inşallah eğlenceli köşeler olsun :)

      Blue Jean ben de çok okurdum, oh çay kahve dergi mis :)

      Sil
  8. Really impressive post. I read it whole and going to share it with my social circules. I enjoyed your article and planning to rewrite it on my own blog.
    Packers And Movers in Chennai

    YanıtlaSil
  9. Ben özellikle sinema dergilerini okumayı çok severdim. on sene önce üniversitedeyken Sinema, Empire ve Total Film vardı. Her öğrenci bütçemle üçünü de alır okurdum. Uzun zaman sakladım da ama evde yer kalmayınca maalesef elden çıkarmak zorunda kaldım. Şimdi üç dergim de çıkmıyor.

    Benim de blogumla ilgili güzel fikirlerim, yeni etkinlik düşüncelerim var ama dediğin gibi yazları bloglara pek uğrayan olmuyor. Eylül-ekim gibi eski yoğunluğumuza kavuşuruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hepsini biliyorum :) Ben de takip ederdim. Sinema dergisini çok severdim.
      Güzel fikirlerini heyecanla bekliyorum.
      Evet biraz sakin buralar ama ben de yaz tatilinde daha rahat olduğum için daha çok bloga vakit ayırabiliyorum :)
      Ters bir zamanlama bende ki

      Kocaman sevgilerimle

      Sil

© Ezgi. Made with love by The Dutch Lady Designs.