6 Ekim 2018 Cumartesi

R E Y K J A V I K


Rüyamda İzlanda'yı gördüm, uyandım, uyanır uyanmaz da fotoğraflara baktım. Keşke kokular da hatıra olarak saklanabilse, ama biliyorum bir gün o koku ya da onu çağrıştıracak birşey beni tekrar o ana götürecek. Zaten böyle değil midir ? Tanıdık bir koku insanı çocukluğuna bile götürür.

Şimdi Ankara'da olsam da aklıma orası düşüp fotoğraflara baktıysam, sizinle de paylaşma zamanı gelmiştir diye düşünüyorum.

Bugün biraz Reykjavik'te gezelim.












Seyahat blogu değilim ancak kendi zevkime göre bazı hoşuma giden şeyler oldu. Onları paylaşmaktan zevk duyarım..

Yolunuz Reykjavik'e düşerse, yanınızda muhakkak yağmurluk ve yaz ya da kış demeden su geçirmez ayakkabılarınız olsun. Ağustos ayında 8-9 derece olan bir havanın kışın nasıl olduğunu hesap edip gitmek lazım. Rüzgardan şemsiye açmak mümkün olmadığından yük etmeye gerek yok anlayacağınız.
Aklınızda bulunsun İzlanda'da çekilmiş hiçbir fotoğrafınız düzgün olmayacak. Ya yağmurdan sıçan gibi çıkarsınız ya da rüzgar olur saç baş karışır. Olsun zaten bir tane hatıra fotoğraf yeter. Sadece doğaya odaklanın, az nüfusun tadını çıkarın derim.

İzlanda gitgide popülerleştiği için turist sayısı artmakta. Şehir merkezinde çok fazla turist ile karşılaşabilirsiniz. Düşünün, başka bir kuzey ülkesinden gelen birine bile pahalı geliyorsa benim ne kadar şok yaşadığımı az çok tahmin edebilirsiniz.

Neler yapabilirsiniz peki ?






Harpa'ya kesinlikle gidin, okyanusun kenarındaki bu güzel kongre ve konser salonu görülmeye değer. Hatta imkanınınız varsa bir konser dinleyin derim. Ben konserde çaldığım için dinleyemedim ama çaldığım yerden hissettiğim bu kadar güzelse karşı taraftan kim bilir nasıl duyulur.

İçinde kahve içip istediğiniz dergi ve kitaba bakabileceğiniz bir kitapçı Eymundson. Hava çok yağmurluyken yapılacak en güzel şey orada olmak. Bir bardak kahvenin yanında sınırsız dergi ve örgü kitapları. Cennet gibi.

Eğer İzlanda'ya giderseniz muhakkak termal havuzlarına gidin. Bir İzlandalı için havuza gitmenin ne kadar önemli olduğunu bilemezsiniz. Arkadaşımın dediğine göre belki de burada yaşayabilmek için havuza gitmek gerek. Biz şehrin batısında olduğumuz için bu bölgedeki havuza gittik.
Yüzme havuzları açık, yanlış duymadınız hava eksilere de düşse açık havada yüzüyorlar. Yüzebileceğiniz normal derecede bir havuz ve 38-40 derece civarında ayrı termal bir havuz var.
Soğuk havada yükselen buhar fotoğraf karesine yakışacak cinsten ama tabii ki yasak o yüzden o fotoğraf benim aklımda. Kesinlikle tavsiye ederim, buz gibi havada sıcacık suda oturmak, denemeye değer. Benim gibi buna alışık değilseniz biraz kafanız üşüyebilir..

Havuzun karşı sokağında tam da köşede o bölgenin Kafesi var. Kaffiwest, sade ama zevk sahibi. Zaten Reykjavik'te nereye gitsem hepsi mi bu kadar hoş olur. Taklitten uzak, kendi gibi sade ama bir o kadar zevkli.. Diyeceğim o ki, havuzdan sonra orada leziz bir kahve, yanındaki fırından da (Braud & C0) ki benim favorim olur, bir tarçınlı rulo. Daha zevkli bir gün olabilir mi ?









Başka bir gün ise Finlandiya asıllı mimar Alvar Aalto'nun tasarımı olan Nordic House'u mutlaka ziyaret edin. Merkezden minik bir gölün kenarından yürüyerek ulaşabilirsiniz, ben gittiğimde Alvar Aalto'nun bir de sergisi vardı. Çok da güzel bir kütüphanesi var, okuyup anlamasam da sayfalarını karıştıracak güzel kitaplar var. Böyle şeyler görmek ilham verici, kuzey ülkesi sadeliğini hissetmek iyi geldi. 
Gitmişken Aalto Bistro'da güzel bir manzara eşliğinde bir çay kahve içersiniz artık.. 

Skólavörðustígur Caddesi'nin sonunda uzanan kocaman bir kilise (Hallgrimskirkja) var, içine giriş ücretsiz ama yukarı çıkmak için para ödemek gerekiyor ne yazık ki.. Ben açıkçası ödemedim, sadece içini gezdim, süslemeden uzak değişik bir yapı. 

Fotoğraf seviyorsanız iki yer var önereceğim, biri Tonar 12 diğeri Fotografi. Tonar 12 de İzlandalı fotoğrafçıların fotoğraflarını bulabilirsiniz ve güzel müzikler dinleyebilirsiniz. Plakların ve güzel fotoğrafların içinde saatin nasıl geçtiğini anlamayacaksınız. 

Onun dışında, yürüyün, evleri görün, pencerelere bakın ve bol bol iham alın. Hepsi bedava.

Yazıma eşlik etmesi için İzlanda'lı bir piyanistin yumuşacık tuşesi ile Bach yorumunu ekliyorum.
Güzel bir hafta sonu dilerim..















25 yorum

  1. Umarım birgün yolumuz düşer, fotoğraflar harika, görülesi çok güzel bir yermiş. Dilerim o güzel anıları hatırlatacak kokuları sık sık duyarsın Ezgicim ve o güzel anları yeniden yaşarsın.. öpücüklerle... ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah Derya'cım : )
      Kocaman sevgiler benden de

      Sil
  2. Kuzey ülkelerinin yalın ama klas havası beni nasıl cezbediyor anlatamam. Keşke döviz bu kadar artmasaydı da ...
    Olsun ben de gidip görenlerden dinlerim , o da güzel !

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle ayrı ve çok kendilerine has bir havası var. Ama döviz yordu bu sene hepimizi.

      Ne iyi ettin de geldin ben de seni gezdirebildim Nilgün abla :)
      Sevgilerimle

      Sil
  3. Nilgün ablacım, ah o döviz diyorum başka da birşey demiyorum.
    Ama ne mutlu bana seni güzel gezdirebildiysem :)
    Kocaman sevgilerimle

    YanıtlaSil
  4. Zevkle seyredip okudum. Evler çok hoşuma gitti. Demek orada da örgü dergileri var. Sanatçı olman ne kadar güzel... Sıra dışı kızım benim. İkinci parça çok güzeldi, mesajı anladım sanki. Balıkçının duyguları... Beni çok hislendirdi. Onun fonuyla bir şiir okumak isterdim ama telif haklarından çekiniyoruz tabii. Sevgiler kızım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ece abla çok teşekkür ederim :) Olmaz mı, hem de kendine özgü.. Hepsine hayran kaldım.
      Müziği beğendiğine sevindim :)
      Sevgilerimle

      Sil
  5. Değişik yerler görmek çok güzel. İzlanda ise çok farklı bir ülke anlaşılan. O zaman oralarda gezmek güpgüzel olmuş. Fotoğraflar da insanda gezip görme isteği uyandırıyor doğrusu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, gezip görmeyi verdiği ilhamdan dolayı çok seviyorum :)

      Sevgilerimle

      Sil
  6. Gezmiş gibi olduk, ne güzelmiş

    YanıtlaSil
  7. Ahh içim gitti çok güzel <3<3<3. Dükkanlar en çok sevdiklerim herhalde, o renklerle soğuğa inat sıcaklık veriyorlar.

    Başlığı görünce büyük harflerle, aklıma İzlanda polisiyeleri geldi :).

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle hava kapalı olunca gri bina görüp insanın içi sıkılmıyor böylelikle :)

      Sil
  8. Benzer fotoğraflar çekmişiz:) O günlere gittim seni okurken. Blue Lagoon’a gitmiştik, fotoğraf serbestti orda. Harpa’da konsere giden şanslı kişilerden biriyim:) Bu arada aslında herkes kışın aşırı soğuk gibi düşünüyor ama o kadar değil. Deniz etkisi olduğundan eksilere çok düşmüyor. Yazın bize çok serin orası kesin:) Ben takılmıyorum havaya ya, çok sevdim ben İzlanda’yı. Onların Nordic dükkanlarından yün battaniye almıştık, keyifle kullanıyorum:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Semi'cim, merkezde gördüğün gibi herşey senin bıraktığın gibi :)

      Benim yoğunluktan oraya gitmeye fırsatım olmadı ama havaya alışıyor insan :) O battaniyeler kazaklar müthiş zaten, ama döviz kuru dolayısıyla bu sefer biraz pahalıydı :)

      Senin yazıların sayesinde bu yaz ben de çok bilgilendim.. Ayrıca teşekkürlerimi iletiyorum <3

      Sil
  9. Fotoğraflar bizi oraya götürdü. Diğer ülkelerden çok farklı olduğu çok belirgin. Umarım bir gün gitme şansını yakalarım . Paylaşım için teşekkürler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım gidersiniz :)
      Çok teşekkür ederim
      Sevgilerimle

      Sil
  10. Bakmalara doyamadım Ezgicim
    Deniz, rengarenk evler, bol kitaplı kahveler, lezzeti buradan belli kruvasanlar, keyifli insanlar... Hepsi öyle güzel gözüküyor ki!

    *Dediklerinin hepsini yapacağım söz :p

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım benim hep aklımdaydın orada :) İnşallah gidersin de keyfini çıkarırsın :)
      Sevgilerimle

      Sil
  11. What a wonderful post, dear! I really enjoyed reading it!
    A big hello from Germany!
    Hugs ♥

    YanıtlaSil
  12. Fotoğraflar yazı ve gezi hepsi mükemmelll

    YanıtlaSil
  13. Daha bugün izlandanın dünyanın en pahalı ülkesi olduğunu
    tekrar okudum. yüzde 165 pahalılık oranıymış, sonra norveç
    en ucuz Bulgaristanmış. Tr listeye girmemiş bile. hele bizim için
    düşünemiyorum, artık böyle fotolara bakarız. Seyahat blogu değilim diyorsun
    ama kısıtlama böyle, ne kadar güzel paylaşım oldu. sayende keyifle
    baktık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pahalı ama adamların ona göre kazançları var dahası herşey kendi üretimleri.. Ama biz de üretim gittikçe azaldığından o sıraya hiiiç giremeyebiliriz bile..

      Çok teşekkür ederim beğendiğine sevindim.
      Çok teşekkür ederim <3

      Sil

© Ezgi. Made with love by The Dutch Lady Designs.